Pazarlama Nedir?

Paylaş:

Pazarlama yalnızca reklam vermek, sosyal medyada içerik paylaşmak veya daha fazla kişiye ulaşmak değildir. Pazarlama; doğru müşteriyi anlamaktan teklifinizi konumlandırmaya, müşteriyi kazanmaktan ilişkinin devamını sağlamaya kadar uzanan bir matematiktir.

İşletme sahibi açısından asıl soru bu nedenle “Pazarlama yapıyor muyuz?” değil, “Pazarlamamız ölçülebilir ve sürdürülebilir biçimde sonuç üretiyor mu?” olmalıdır.

Bu rehberde pazarlamanın ne anlama geldiğini, pazarlama ile satış arasındaki fark, bütçe belirlemeyi, kanal seçimini ve pazarlama sonuçlarını hangi rakamlarla takip edebileceğinizi ele alacağız.

Pazarlama Nedir?

Pazarlama, müşteriye değer yaratma ve bu değeri doğru pazara ulaştırma sürecidir.

American Marketing Association pazarlamayı; müşteriler, iş ortakları ve toplum için değer taşıyan tekliflerin oluşturulması, iletişiminin yapılması, sunulması ve değişimini sağlayan faaliyetler ve süreçler bütünü olarak tanımlar.

Bu tanımın önemli tarafı şudur: Pazarlama yalnızca “duyurmakla” başlamaz. Önce hangi müşteriye hizmet edeceğinizi, müşterinin hangi problemi çözmeye çalıştığını, sizin hangi değeri sunduğunuzu ve neden tercih edilmeniz gerektiğini netleştirmeniz gerekir.

Dolayısıyla pazarlama ne demek sorusunun işletme sahibi açısından kısa cevabı şudur: Doğru müşterinin sizi bulmasını, anlamasını, değerlendirmesini ve sizinle ticari ilişki kurmasını sağlayan sistem.

Pazarlama ile Satış Arasındaki Fark Nedir?

Pazarlama ve satış aynı ticari sonuca hizmet eder ancak farklı aşamalarda çalışır.

Pazarlama, doğru potansiyel müşterinin dikkatini çekmek, güven oluşturmak ve talep yaratmakla ilgilenir. Satış ise oluşan bu talebi anlamak, ihtiyacı netleştirmek, uygun çözümü sunmak ve ticari karara dönüştürmekle ilgilenir.

Örneğin bir kişi Google üzerinden yazınızı okuyor, e-kitabınızı indiriyor, e-posta listenize katılıyor ve webinarınıza geliyor olabilir. Bunların tamamı satış görüşmesi başlamadan önce gerçekleşen pazarlama temaslarıdır.

Doğru çalışan pazarlamanın satış ekibine bıraktığı şey yalnızca “daha fazla lead” değildir. Daha doğru müşteri, daha yüksek güven ve görüşmeye daha hazırlıklı bir potansiyel müşteri bırakması gerekir.

Pazarlama ile Reklam Aynı Şey midir?

Hayır. Reklam, pazarlamanın kullandığı kanallardan yalnızca biridir.

Bir işletme reklam vermeden de referans, SEO, içerik, e-posta, etkinlik, iş ortaklığı veya mevcut müşteri ilişkileri üzerinden pazarlama yapabilir. Aynı şekilde yüksek reklam bütçesi harcadığı hâlde güçlü bir pazarlama sistemi kuramamış da olabilir.

Çünkü reklam trafiği satın alabilir, fakat yanlış müşteriye yanlış mesajla ulaşıyorsanız bütçe büyüdükçe sorun da büyüyebilir.

Bu nedenle “Ne kadar reklam bütçesi ayıralım?” sorusundan önce “Kime, hangi değer önerisiyle, hangi mesajla ve hangi hedef için ulaşacağız?” sorularının cevaplanması gerekir.

Pazarlama Türleri Nelerdir?

Pazarlama türlerini birbirinden tamamen ayrı yöntemler olarak görmek yerine, aynı müşteri yolculuğunun farklı araçları olarak düşünmek daha kullanışlıdır.

Dijital pazarlama web sitesi, arama motorları, sosyal medya ve dijital reklam kanallarını kapsar. İçerik pazarlaması bilgi ve fayda sağlayarak güven oluşturur. E-posta pazarlaması izinli veriyle ilişkiyi devam ettirir. İlişki pazarlaması mevcut müşteriler, iş ortakları ve referans ağı üzerinden uzun vadeli bağ kurar. Inbound pazarlama ise müşterinin değerli içerik veya kaynaklar üzerinden işletmeye doğru gelmesini amaçlar.

Burada kritik nokta kanal sayısı değildir. Her kanalın müşteri yolculuğunda hangi görevi üstlendiğinin net olmasıdır.

Pazarlama Stratejisi ile Pazarlama Planı Arasındaki Fark Nedir?

Pazarlama stratejisi nasıl kazanacağınızı belirler. Pazarlama planı ise bunu hangi faaliyetlerle, hangi kanallarda, hangi sorumlularla ve hangi ölçüm sistemiyle uygulayacağınızı gösterir.

Stratejide ideal müşteri profili, konumlandırma, değer önermesi, temel mesaj ve büyüme hedefleri bulunur. Plan tarafında ise kampanyalar, içerik takvimi, kanal dağılımı, bütçe, sorumlular ve KPI’lar yer alır.

Strateji olmadan hazırlanan pazarlama planı çoğu zaman bir faaliyet listesine dönüşür. Çok paylaşım yapılır, çok kampanya çıkarılır, fakat bunların hangi ticari sonucu üretmesi gerektiği belirsiz kalır.

Marka Bilinirliği ile Talep Yaratma Arasındaki Fark Nedir?

Marka bilinirliği, hedef kitlenizin sizi tanımasını ve hatırlamasını sağlar. Talep yaratma ise bu ilgiyi işletmenizle ticari ilişki kurabilecek potansiyel müşteri hareketine dönüştürür.

Bir LinkedIn paylaşımı çok kişiye ulaşmış olabilir. Bu görünürlük açısından değerlidir. Ancak işletme açısından sonraki soru, bu görünürlüğün web sitesi ziyareti, form doldurma, webinar kaydı, teklif talebi veya satış fırsatı üretip üretmediğidir.

Takipçi, görüntülenme ve erişim tamamen anlamsız değildir. Fakat tek başlarına işletme sonucunu göstermezler. Pazarlama raporlamasının görevi, bu göstergeler ile müşteri kazanımı arasındaki bağlantıyı kurmaktır.

Pazarlama Bütçesi Nasıl Belirlenir?

Pazarlama bütçesi yalnızca “ciromuzun ne kadarını pazarlamaya ayıralım?” sorusuyla belirlenmemelidir. Önce hangi sonucu üretmek istediğinizi ve mevcut müşteri kazanım sisteminizin nerede zorlandığını görmeniz gerekir.

Örneğin yeterli trafik var fakat form dönüşümü düşükse daha fazla reklam vermek yerine landing page ve mesaj üzerinde çalışmanız gerekebilir. Lead sayısı güçlü fakat satışa dönüşüm düşükse problem pazarlama bütçesinden çok teklif, satış süreci veya lead kalitesi olabilir.

Bütçeyi belirlerken müşteri kazanım maliyeti, dönüşüm oranı, müşteri yaşam boyu değeri ve pazarlama yatırımının geri dönüşü birlikte değerlendirilmelidir. Ardından bütçe, belirli aralıklarla sonuçlara göre yeniden dağıtılmalıdır.

Bu yaklaşım pazarlamayı sabit bir gider kaleminden çıkarır, ölçülen ve optimize edilen bir yatırım alanına dönüştürür.

Pazarlama Nasıl Ölçülür?

Ölçüm, pazarlamanın sonunda hazırlanan bir rapor değildir. Pazarlama sisteminin başlangıç noktalarından biridir.

Öncelikle her kanalın hangi sonucu üretmesi beklendiği tanımlanmalıdır. Ardından lead sayısı, dönüşüm oranı, müşteri kazanım maliyeti, ortalama satış tutarı, tekrar satın alma davranışı ve müşteri yaşam boyu değeri gibi rakamlar birlikte takip edilebilir.

Hangi Pazarlama Kanalı Hangi Alana Hizmet Eder?

Her kanaldan aynı sonucu beklemek pazarlama bütçesinin yanlış değerlendirilmesine neden olabilir.

Kanal Öncelikli görev Takip edilebilecek göstergeler
SEO ve içerik Organik görünürlük ve talep Organik trafik, nitelikli lead, dönüşüm
Sosyal medya Bilinirlik ve ilişki Erişim, etkileşim, site geçişi, lead
Dijital reklam Talep ve müşteri kazanımı Lead maliyeti, dönüşüm, CAC
E-posta İlişkiyi geliştirmek Açılma, tıklama, dönüşüm, tekrar satın alma
Webinar Eğitim, güven ve talep Kayıt, katılım, sonraki aksiyon
Referans Güvene dayalı müşteri kazanımı Referans sayısı, fırsat, satış dönüşümü

Bu nedenle pazarlama raporuna yalnızca “hangi kanal daha çok trafik getirdi?” diye bakmak yeterli değildir. Asıl soru, kanalın kendisine verilen görevi ne kadar iyi yerine getirdiğidir.

Pazarlama çalışmalarınızda yapay zekâyı müşteri içgörüsü, içerik üretimi, kampanya hazırlığı ve analiz süreçlerinde daha verimli kullanmak istiyorsanız Yapay Zeka Çağında Kazandıran 13 Pazarlama Stratejisi webinarını inceleyebilirsiniz.

Küçük Bütçeyle Pazarlama: Mevcut Müşteri ve Referans

Pazarlamayı yalnızca yeni insanlara ulaşmak olarak gördüğünüzde en değerli kaynaklardan birini gözden kaçırabilirsiniz: sizi zaten tanıyan müşteriler.

Mevcut müşterilerden gelen geri bildirimler, başarı hikâyeleri, tekrar satın alma fırsatları ve referanslar yeni müşteri kazanım sisteminin önemli parçalarıdır. Çünkü burada güven ilişkisi sıfırdan başlamaz.

Küçük bütçeli bir işletme için ilk adım her zaman daha fazla reklam satın almak olmayabilir. Mevcut müşteri veri tabanını düzenlemek, eski müşterilerle yeniden temas kurmak, referans sistemini tanımlamak ve müşteri deneyimini iyileştirmek önemli bir alan açabilir.

Somut Bir Örnek: 12 Kişilik Bir Hizmet Şirketinde Pazarlama Bütçesinin Dağılımı

12 kişilik kurgusal bir B2B hizmet şirketi düşünelim. İşletmenin pazarlama bütçesini 100 birim kabul edelim. Aşağıdaki örnek bir sektör standardı veya bütçe önerisi değildir; bütçenin hedeflere göre nasıl ayrıştırılabileceğini göstermek için hazırlanmış temsili bir senaryodur.

Şirket yeni müşteri kazanmakta zorlanıyorsa bütçenin bir kısmını talep yaratmaya, bir kısmını SEO ve içerik gibi uzun vadeli varlıklara, bir kısmını landing page ve dönüşüm altyapısına, bir kısmını mevcut müşteri ve e-posta çalışmalarına, kalan kısmını ise test ve ölçüme ayırabilir.

Bir sonraki dönemde karar bütçeyi aynı şekilde tekrar etmek değildir. Hangi yatırımın nitelikli lead ve müşteriye dönüştüğü incelenir, sonuç vermeyen alan azaltılır, çalışan alan güçlendirilir.

Pazarlama bütçesinin gücü, ilk dağılımın kusursuz olmasından değil, ölçüm sonucunda tekrar tekrar iyileştirilebilmesinden gelir.

Pazarlamayı Ne Zaman ve Kime Devretmelisiniz?

İşletme büyüdükçe pazarlamanın yalnızca işletme sahibinin boş zamanlarında yürüttüğü bir faaliyet olarak kalması sürdürülebilir değildir.

Fakat delegasyon, “sosyal medyayı birine verelim” demek de değildir. Önce ideal müşteri, konumlandırma, hedefler, temel mesajlar, bütçe ve başarı göstergeleri netleştirilmelidir. Ardından rol içerideki bir pazarlama sorumlusuna, ekibe veya dışarıdaki uzmanlara devredilebilir.

İşletme sahibinin tamamen devretmemesi gereken taraf ise pazarlamanın stratejik yönüdür. İşletmenin hangi müşteriye hangi değeri sunduğu, yalnızca ajansın veya pazarlama çalışanının vereceği bir karar değildir.

Ajansla Çalışırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Ajans seçerken yalnızca yaratıcı örneklere veya takipçi sayılarına bakmak yeterli değildir. Ajansın işletme hedefinizi hangi pazarlama rakamlarına çevirdiğini anlamanız gerekir.

İlk görüşmelerde şu bağlantının kurulup kurulmadığına bakın: İş hedefiniz nedir, hangi müşteri segmentine ulaşılacak, hangi kanal kullanılacak, hangi aksiyon dönüşüm sayılacak ve sonuç hangi sıklıkla ölçülecek?

Ajans yalnızca yaptığı işleri raporluyorsa eksik bir tablo görüyorsunuz. “Kaç içerik ürettik?” ve “kaç reklam yayınladık?” faaliyet göstergeleridir. İşletme sahibinin görmesi gereken ise bu faaliyetlerin ne kadar nitelikli talep ve müşteri ürettiğidir.

Pazarlamaya Nereden Başlayabilirsiniz?

Pazarlamada daha fazla kanal açmadan önce mevcut sisteminizin fotoğrafını çıkarın.

Kime ulaşmak istediğinizi, müşterinin sizi neden tercih edeceğini, bugün hangi kanallardan lead geldiğini, bu leadlerin ne kadarının müşteriye dönüştüğünü ve bir müşteri kazanmanın size ne kadara mal olduğunu görün. Sonrasında hangi noktada iyileştirme yapmanız gerektiği çok daha net hâle gelir.

Yapay zekâ da bu noktada güçlü bir araç olabilir. Ancak yeni bir araç, net olmayan pazarlama sistemini kendi başına düzeltmez. Önce müşteriyi, mesajı, süreci ve ölçümü netleştirmeniz; ardından teknolojiyi bu sistemi hızlandırmak için kullanmanız gerekir.

Pazarlamanızda yapay zekânın nerede ve nasıl kullanılabileceğini keşfetmek için Yapay Zeka Çağında Kazandıran 13 Pazarlama Stratejisi webinarına göz atabilirsiniz.

Pazarlamanızı tek tek kampanyalardan çıkarıp ideal müşteri, değer önerisi, mesaj, lead üretimi, funnel ve ölçüm sistemiyle birlikte ele alarak, gelir üreten bir pazarlama makinesi kurmak için 12 Haftalık Marketing MasterCLASS programını inceleyebilirsiniz.

Benzer Yazılar

Paylaş:

Pazarlama Nedir?

Pazarlama yalnızca reklam vermek, sosyal medyada içerik paylaşmak veya daha fazla kişiye ulaşmak değildir. Pazarlama; doğru müşteriyi anlamaktan teklifinizi konumlandırmaya, müşteriyi kazanmaktan ilişkinin devamını sağlamaya kadar uzanan bir matematiktir.

İşletme sahibi açısından asıl soru bu nedenle “Pazarlama yapıyor muyuz?” değil, “Pazarlamamız ölçülebilir ve sürdürülebilir biçimde sonuç üretiyor mu?” olmalıdır.

Bu rehberde pazarlamanın ne anlama geldiğini, pazarlama ile satış arasındaki fark, bütçe belirlemeyi, kanal seçimini ve pazarlama sonuçlarını hangi rakamlarla takip edebileceğinizi ele alacağız.

Pazarlama Nedir?

Pazarlama, müşteriye değer yaratma ve bu değeri doğru pazara ulaştırma sürecidir.

American Marketing Association pazarlamayı; müşteriler, iş ortakları ve toplum için değer taşıyan tekliflerin oluşturulması, iletişiminin yapılması, sunulması ve değişimini sağlayan faaliyetler ve süreçler bütünü olarak tanımlar.

Bu tanımın önemli tarafı şudur: Pazarlama yalnızca “duyurmakla” başlamaz. Önce hangi müşteriye hizmet edeceğinizi, müşterinin hangi problemi çözmeye çalıştığını, sizin hangi değeri sunduğunuzu ve neden tercih edilmeniz gerektiğini netleştirmeniz gerekir.

Dolayısıyla pazarlama ne demek sorusunun işletme sahibi açısından kısa cevabı şudur: Doğru müşterinin sizi bulmasını, anlamasını, değerlendirmesini ve sizinle ticari ilişki kurmasını sağlayan sistem.

Pazarlama ile Satış Arasındaki Fark Nedir?

Pazarlama ve satış aynı ticari sonuca hizmet eder ancak farklı aşamalarda çalışır.

Pazarlama, doğru potansiyel müşterinin dikkatini çekmek, güven oluşturmak ve talep yaratmakla ilgilenir. Satış ise oluşan bu talebi anlamak, ihtiyacı netleştirmek, uygun çözümü sunmak ve ticari karara dönüştürmekle ilgilenir.

Örneğin bir kişi Google üzerinden yazınızı okuyor, e-kitabınızı indiriyor, e-posta listenize katılıyor ve webinarınıza geliyor olabilir. Bunların tamamı satış görüşmesi başlamadan önce gerçekleşen pazarlama temaslarıdır.

Doğru çalışan pazarlamanın satış ekibine bıraktığı şey yalnızca “daha fazla lead” değildir. Daha doğru müşteri, daha yüksek güven ve görüşmeye daha hazırlıklı bir potansiyel müşteri bırakması gerekir.

Pazarlama ile Reklam Aynı Şey midir?

Hayır. Reklam, pazarlamanın kullandığı kanallardan yalnızca biridir.

Bir işletme reklam vermeden de referans, SEO, içerik, e-posta, etkinlik, iş ortaklığı veya mevcut müşteri ilişkileri üzerinden pazarlama yapabilir. Aynı şekilde yüksek reklam bütçesi harcadığı hâlde güçlü bir pazarlama sistemi kuramamış da olabilir.

Çünkü reklam trafiği satın alabilir, fakat yanlış müşteriye yanlış mesajla ulaşıyorsanız bütçe büyüdükçe sorun da büyüyebilir.

Bu nedenle “Ne kadar reklam bütçesi ayıralım?” sorusundan önce “Kime, hangi değer önerisiyle, hangi mesajla ve hangi hedef için ulaşacağız?” sorularının cevaplanması gerekir.

Pazarlama Türleri Nelerdir?

Pazarlama türlerini birbirinden tamamen ayrı yöntemler olarak görmek yerine, aynı müşteri yolculuğunun farklı araçları olarak düşünmek daha kullanışlıdır.

Dijital pazarlama web sitesi, arama motorları, sosyal medya ve dijital reklam kanallarını kapsar. İçerik pazarlaması bilgi ve fayda sağlayarak güven oluşturur. E-posta pazarlaması izinli veriyle ilişkiyi devam ettirir. İlişki pazarlaması mevcut müşteriler, iş ortakları ve referans ağı üzerinden uzun vadeli bağ kurar. Inbound pazarlama ise müşterinin değerli içerik veya kaynaklar üzerinden işletmeye doğru gelmesini amaçlar.

Burada kritik nokta kanal sayısı değildir. Her kanalın müşteri yolculuğunda hangi görevi üstlendiğinin net olmasıdır.

Pazarlama Stratejisi ile Pazarlama Planı Arasındaki Fark Nedir?

Pazarlama stratejisi nasıl kazanacağınızı belirler. Pazarlama planı ise bunu hangi faaliyetlerle, hangi kanallarda, hangi sorumlularla ve hangi ölçüm sistemiyle uygulayacağınızı gösterir.

Stratejide ideal müşteri profili, konumlandırma, değer önermesi, temel mesaj ve büyüme hedefleri bulunur. Plan tarafında ise kampanyalar, içerik takvimi, kanal dağılımı, bütçe, sorumlular ve KPI’lar yer alır.

Strateji olmadan hazırlanan pazarlama planı çoğu zaman bir faaliyet listesine dönüşür. Çok paylaşım yapılır, çok kampanya çıkarılır, fakat bunların hangi ticari sonucu üretmesi gerektiği belirsiz kalır.

Marka Bilinirliği ile Talep Yaratma Arasındaki Fark Nedir?

Marka bilinirliği, hedef kitlenizin sizi tanımasını ve hatırlamasını sağlar. Talep yaratma ise bu ilgiyi işletmenizle ticari ilişki kurabilecek potansiyel müşteri hareketine dönüştürür.

Bir LinkedIn paylaşımı çok kişiye ulaşmış olabilir. Bu görünürlük açısından değerlidir. Ancak işletme açısından sonraki soru, bu görünürlüğün web sitesi ziyareti, form doldurma, webinar kaydı, teklif talebi veya satış fırsatı üretip üretmediğidir.

Takipçi, görüntülenme ve erişim tamamen anlamsız değildir. Fakat tek başlarına işletme sonucunu göstermezler. Pazarlama raporlamasının görevi, bu göstergeler ile müşteri kazanımı arasındaki bağlantıyı kurmaktır.

Pazarlama Bütçesi Nasıl Belirlenir?

Pazarlama bütçesi yalnızca “ciromuzun ne kadarını pazarlamaya ayıralım?” sorusuyla belirlenmemelidir. Önce hangi sonucu üretmek istediğinizi ve mevcut müşteri kazanım sisteminizin nerede zorlandığını görmeniz gerekir.

Örneğin yeterli trafik var fakat form dönüşümü düşükse daha fazla reklam vermek yerine landing page ve mesaj üzerinde çalışmanız gerekebilir. Lead sayısı güçlü fakat satışa dönüşüm düşükse problem pazarlama bütçesinden çok teklif, satış süreci veya lead kalitesi olabilir.

Bütçeyi belirlerken müşteri kazanım maliyeti, dönüşüm oranı, müşteri yaşam boyu değeri ve pazarlama yatırımının geri dönüşü birlikte değerlendirilmelidir. Ardından bütçe, belirli aralıklarla sonuçlara göre yeniden dağıtılmalıdır.

Bu yaklaşım pazarlamayı sabit bir gider kaleminden çıkarır, ölçülen ve optimize edilen bir yatırım alanına dönüştürür.

Pazarlama Nasıl Ölçülür?

Ölçüm, pazarlamanın sonunda hazırlanan bir rapor değildir. Pazarlama sisteminin başlangıç noktalarından biridir.

Öncelikle her kanalın hangi sonucu üretmesi beklendiği tanımlanmalıdır. Ardından lead sayısı, dönüşüm oranı, müşteri kazanım maliyeti, ortalama satış tutarı, tekrar satın alma davranışı ve müşteri yaşam boyu değeri gibi rakamlar birlikte takip edilebilir.

Hangi Pazarlama Kanalı Hangi Alana Hizmet Eder?

Her kanaldan aynı sonucu beklemek pazarlama bütçesinin yanlış değerlendirilmesine neden olabilir.

Kanal Öncelikli görev Takip edilebilecek göstergeler
SEO ve içerik Organik görünürlük ve talep Organik trafik, nitelikli lead, dönüşüm
Sosyal medya Bilinirlik ve ilişki Erişim, etkileşim, site geçişi, lead
Dijital reklam Talep ve müşteri kazanımı Lead maliyeti, dönüşüm, CAC
E-posta İlişkiyi geliştirmek Açılma, tıklama, dönüşüm, tekrar satın alma
Webinar Eğitim, güven ve talep Kayıt, katılım, sonraki aksiyon
Referans Güvene dayalı müşteri kazanımı Referans sayısı, fırsat, satış dönüşümü

Bu nedenle pazarlama raporuna yalnızca “hangi kanal daha çok trafik getirdi?” diye bakmak yeterli değildir. Asıl soru, kanalın kendisine verilen görevi ne kadar iyi yerine getirdiğidir.

Pazarlama çalışmalarınızda yapay zekâyı müşteri içgörüsü, içerik üretimi, kampanya hazırlığı ve analiz süreçlerinde daha verimli kullanmak istiyorsanız Yapay Zeka Çağında Kazandıran 13 Pazarlama Stratejisi webinarını inceleyebilirsiniz.

Küçük Bütçeyle Pazarlama: Mevcut Müşteri ve Referans

Pazarlamayı yalnızca yeni insanlara ulaşmak olarak gördüğünüzde en değerli kaynaklardan birini gözden kaçırabilirsiniz: sizi zaten tanıyan müşteriler.

Mevcut müşterilerden gelen geri bildirimler, başarı hikâyeleri, tekrar satın alma fırsatları ve referanslar yeni müşteri kazanım sisteminin önemli parçalarıdır. Çünkü burada güven ilişkisi sıfırdan başlamaz.

Küçük bütçeli bir işletme için ilk adım her zaman daha fazla reklam satın almak olmayabilir. Mevcut müşteri veri tabanını düzenlemek, eski müşterilerle yeniden temas kurmak, referans sistemini tanımlamak ve müşteri deneyimini iyileştirmek önemli bir alan açabilir.

Somut Bir Örnek: 12 Kişilik Bir Hizmet Şirketinde Pazarlama Bütçesinin Dağılımı

12 kişilik kurgusal bir B2B hizmet şirketi düşünelim. İşletmenin pazarlama bütçesini 100 birim kabul edelim. Aşağıdaki örnek bir sektör standardı veya bütçe önerisi değildir; bütçenin hedeflere göre nasıl ayrıştırılabileceğini göstermek için hazırlanmış temsili bir senaryodur.

Şirket yeni müşteri kazanmakta zorlanıyorsa bütçenin bir kısmını talep yaratmaya, bir kısmını SEO ve içerik gibi uzun vadeli varlıklara, bir kısmını landing page ve dönüşüm altyapısına, bir kısmını mevcut müşteri ve e-posta çalışmalarına, kalan kısmını ise test ve ölçüme ayırabilir.

Bir sonraki dönemde karar bütçeyi aynı şekilde tekrar etmek değildir. Hangi yatırımın nitelikli lead ve müşteriye dönüştüğü incelenir, sonuç vermeyen alan azaltılır, çalışan alan güçlendirilir.

Pazarlama bütçesinin gücü, ilk dağılımın kusursuz olmasından değil, ölçüm sonucunda tekrar tekrar iyileştirilebilmesinden gelir.

Pazarlamayı Ne Zaman ve Kime Devretmelisiniz?

İşletme büyüdükçe pazarlamanın yalnızca işletme sahibinin boş zamanlarında yürüttüğü bir faaliyet olarak kalması sürdürülebilir değildir.

Fakat delegasyon, “sosyal medyayı birine verelim” demek de değildir. Önce ideal müşteri, konumlandırma, hedefler, temel mesajlar, bütçe ve başarı göstergeleri netleştirilmelidir. Ardından rol içerideki bir pazarlama sorumlusuna, ekibe veya dışarıdaki uzmanlara devredilebilir.

İşletme sahibinin tamamen devretmemesi gereken taraf ise pazarlamanın stratejik yönüdür. İşletmenin hangi müşteriye hangi değeri sunduğu, yalnızca ajansın veya pazarlama çalışanının vereceği bir karar değildir.

Ajansla Çalışırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Ajans seçerken yalnızca yaratıcı örneklere veya takipçi sayılarına bakmak yeterli değildir. Ajansın işletme hedefinizi hangi pazarlama rakamlarına çevirdiğini anlamanız gerekir.

İlk görüşmelerde şu bağlantının kurulup kurulmadığına bakın: İş hedefiniz nedir, hangi müşteri segmentine ulaşılacak, hangi kanal kullanılacak, hangi aksiyon dönüşüm sayılacak ve sonuç hangi sıklıkla ölçülecek?

Ajans yalnızca yaptığı işleri raporluyorsa eksik bir tablo görüyorsunuz. “Kaç içerik ürettik?” ve “kaç reklam yayınladık?” faaliyet göstergeleridir. İşletme sahibinin görmesi gereken ise bu faaliyetlerin ne kadar nitelikli talep ve müşteri ürettiğidir.

Pazarlamaya Nereden Başlayabilirsiniz?

Pazarlamada daha fazla kanal açmadan önce mevcut sisteminizin fotoğrafını çıkarın.

Kime ulaşmak istediğinizi, müşterinin sizi neden tercih edeceğini, bugün hangi kanallardan lead geldiğini, bu leadlerin ne kadarının müşteriye dönüştüğünü ve bir müşteri kazanmanın size ne kadara mal olduğunu görün. Sonrasında hangi noktada iyileştirme yapmanız gerektiği çok daha net hâle gelir.

Yapay zekâ da bu noktada güçlü bir araç olabilir. Ancak yeni bir araç, net olmayan pazarlama sistemini kendi başına düzeltmez. Önce müşteriyi, mesajı, süreci ve ölçümü netleştirmeniz; ardından teknolojiyi bu sistemi hızlandırmak için kullanmanız gerekir.

Pazarlamanızda yapay zekânın nerede ve nasıl kullanılabileceğini keşfetmek için Yapay Zeka Çağında Kazandıran 13 Pazarlama Stratejisi webinarına göz atabilirsiniz.

Pazarlamanızı tek tek kampanyalardan çıkarıp ideal müşteri, değer önerisi, mesaj, lead üretimi, funnel ve ölçüm sistemiyle birlikte ele alarak, gelir üreten bir pazarlama makinesi kurmak için 12 Haftalık Marketing MasterCLASS programını inceleyebilirsiniz.

Benzer Yazılar

Pazarlama Nedir?

Pazarlama yalnızca reklam vermek, sosyal medyada içerik paylaşmak veya daha fazla kişiye ulaşmak değildir. Pazarlama; doğru müşteriyi anlamaktan teklifinizi konumlandırmaya, müşteriyi kazanmaktan ilişkinin devamını sağlamaya kadar uzanan bir matematiktir.

İşletme sahibi açısından asıl soru bu nedenle “Pazarlama yapıyor muyuz?” değil, “Pazarlamamız ölçülebilir ve sürdürülebilir biçimde sonuç üretiyor mu?” olmalıdır.

Bu rehberde pazarlamanın ne anlama geldiğini, pazarlama ile satış arasındaki fark, bütçe belirlemeyi, kanal seçimini ve pazarlama sonuçlarını hangi rakamlarla takip edebileceğinizi ele alacağız.

Pazarlama Nedir?

Pazarlama, müşteriye değer yaratma ve bu değeri doğru pazara ulaştırma sürecidir.

American Marketing Association pazarlamayı; müşteriler, iş ortakları ve toplum için değer taşıyan tekliflerin oluşturulması, iletişiminin yapılması, sunulması ve değişimini sağlayan faaliyetler ve süreçler bütünü olarak tanımlar.

Bu tanımın önemli tarafı şudur: Pazarlama yalnızca “duyurmakla” başlamaz. Önce hangi müşteriye hizmet edeceğinizi, müşterinin hangi problemi çözmeye çalıştığını, sizin hangi değeri sunduğunuzu ve neden tercih edilmeniz gerektiğini netleştirmeniz gerekir.

Dolayısıyla pazarlama ne demek sorusunun işletme sahibi açısından kısa cevabı şudur: Doğru müşterinin sizi bulmasını, anlamasını, değerlendirmesini ve sizinle ticari ilişki kurmasını sağlayan sistem.

Pazarlama ile Satış Arasındaki Fark Nedir?

Pazarlama ve satış aynı ticari sonuca hizmet eder ancak farklı aşamalarda çalışır.

Pazarlama, doğru potansiyel müşterinin dikkatini çekmek, güven oluşturmak ve talep yaratmakla ilgilenir. Satış ise oluşan bu talebi anlamak, ihtiyacı netleştirmek, uygun çözümü sunmak ve ticari karara dönüştürmekle ilgilenir.

Örneğin bir kişi Google üzerinden yazınızı okuyor, e-kitabınızı indiriyor, e-posta listenize katılıyor ve webinarınıza geliyor olabilir. Bunların tamamı satış görüşmesi başlamadan önce gerçekleşen pazarlama temaslarıdır.

Doğru çalışan pazarlamanın satış ekibine bıraktığı şey yalnızca “daha fazla lead” değildir. Daha doğru müşteri, daha yüksek güven ve görüşmeye daha hazırlıklı bir potansiyel müşteri bırakması gerekir.

Pazarlama ile Reklam Aynı Şey midir?

Hayır. Reklam, pazarlamanın kullandığı kanallardan yalnızca biridir.

Bir işletme reklam vermeden de referans, SEO, içerik, e-posta, etkinlik, iş ortaklığı veya mevcut müşteri ilişkileri üzerinden pazarlama yapabilir. Aynı şekilde yüksek reklam bütçesi harcadığı hâlde güçlü bir pazarlama sistemi kuramamış da olabilir.

Çünkü reklam trafiği satın alabilir, fakat yanlış müşteriye yanlış mesajla ulaşıyorsanız bütçe büyüdükçe sorun da büyüyebilir.

Bu nedenle “Ne kadar reklam bütçesi ayıralım?” sorusundan önce “Kime, hangi değer önerisiyle, hangi mesajla ve hangi hedef için ulaşacağız?” sorularının cevaplanması gerekir.

Pazarlama Türleri Nelerdir?

Pazarlama türlerini birbirinden tamamen ayrı yöntemler olarak görmek yerine, aynı müşteri yolculuğunun farklı araçları olarak düşünmek daha kullanışlıdır.

Dijital pazarlama web sitesi, arama motorları, sosyal medya ve dijital reklam kanallarını kapsar. İçerik pazarlaması bilgi ve fayda sağlayarak güven oluşturur. E-posta pazarlaması izinli veriyle ilişkiyi devam ettirir. İlişki pazarlaması mevcut müşteriler, iş ortakları ve referans ağı üzerinden uzun vadeli bağ kurar. Inbound pazarlama ise müşterinin değerli içerik veya kaynaklar üzerinden işletmeye doğru gelmesini amaçlar.

Burada kritik nokta kanal sayısı değildir. Her kanalın müşteri yolculuğunda hangi görevi üstlendiğinin net olmasıdır.

Pazarlama Stratejisi ile Pazarlama Planı Arasındaki Fark Nedir?

Pazarlama stratejisi nasıl kazanacağınızı belirler. Pazarlama planı ise bunu hangi faaliyetlerle, hangi kanallarda, hangi sorumlularla ve hangi ölçüm sistemiyle uygulayacağınızı gösterir.

Stratejide ideal müşteri profili, konumlandırma, değer önermesi, temel mesaj ve büyüme hedefleri bulunur. Plan tarafında ise kampanyalar, içerik takvimi, kanal dağılımı, bütçe, sorumlular ve KPI’lar yer alır.

Strateji olmadan hazırlanan pazarlama planı çoğu zaman bir faaliyet listesine dönüşür. Çok paylaşım yapılır, çok kampanya çıkarılır, fakat bunların hangi ticari sonucu üretmesi gerektiği belirsiz kalır.

Marka Bilinirliği ile Talep Yaratma Arasındaki Fark Nedir?

Marka bilinirliği, hedef kitlenizin sizi tanımasını ve hatırlamasını sağlar. Talep yaratma ise bu ilgiyi işletmenizle ticari ilişki kurabilecek potansiyel müşteri hareketine dönüştürür.

Bir LinkedIn paylaşımı çok kişiye ulaşmış olabilir. Bu görünürlük açısından değerlidir. Ancak işletme açısından sonraki soru, bu görünürlüğün web sitesi ziyareti, form doldurma, webinar kaydı, teklif talebi veya satış fırsatı üretip üretmediğidir.

Takipçi, görüntülenme ve erişim tamamen anlamsız değildir. Fakat tek başlarına işletme sonucunu göstermezler. Pazarlama raporlamasının görevi, bu göstergeler ile müşteri kazanımı arasındaki bağlantıyı kurmaktır.

Pazarlama Bütçesi Nasıl Belirlenir?

Pazarlama bütçesi yalnızca “ciromuzun ne kadarını pazarlamaya ayıralım?” sorusuyla belirlenmemelidir. Önce hangi sonucu üretmek istediğinizi ve mevcut müşteri kazanım sisteminizin nerede zorlandığını görmeniz gerekir.

Örneğin yeterli trafik var fakat form dönüşümü düşükse daha fazla reklam vermek yerine landing page ve mesaj üzerinde çalışmanız gerekebilir. Lead sayısı güçlü fakat satışa dönüşüm düşükse problem pazarlama bütçesinden çok teklif, satış süreci veya lead kalitesi olabilir.

Bütçeyi belirlerken müşteri kazanım maliyeti, dönüşüm oranı, müşteri yaşam boyu değeri ve pazarlama yatırımının geri dönüşü birlikte değerlendirilmelidir. Ardından bütçe, belirli aralıklarla sonuçlara göre yeniden dağıtılmalıdır.

Bu yaklaşım pazarlamayı sabit bir gider kaleminden çıkarır, ölçülen ve optimize edilen bir yatırım alanına dönüştürür.

Pazarlama Nasıl Ölçülür?

Ölçüm, pazarlamanın sonunda hazırlanan bir rapor değildir. Pazarlama sisteminin başlangıç noktalarından biridir.

Öncelikle her kanalın hangi sonucu üretmesi beklendiği tanımlanmalıdır. Ardından lead sayısı, dönüşüm oranı, müşteri kazanım maliyeti, ortalama satış tutarı, tekrar satın alma davranışı ve müşteri yaşam boyu değeri gibi rakamlar birlikte takip edilebilir.

Hangi Pazarlama Kanalı Hangi Alana Hizmet Eder?

Her kanaldan aynı sonucu beklemek pazarlama bütçesinin yanlış değerlendirilmesine neden olabilir.

Kanal Öncelikli görev Takip edilebilecek göstergeler
SEO ve içerik Organik görünürlük ve talep Organik trafik, nitelikli lead, dönüşüm
Sosyal medya Bilinirlik ve ilişki Erişim, etkileşim, site geçişi, lead
Dijital reklam Talep ve müşteri kazanımı Lead maliyeti, dönüşüm, CAC
E-posta İlişkiyi geliştirmek Açılma, tıklama, dönüşüm, tekrar satın alma
Webinar Eğitim, güven ve talep Kayıt, katılım, sonraki aksiyon
Referans Güvene dayalı müşteri kazanımı Referans sayısı, fırsat, satış dönüşümü

Bu nedenle pazarlama raporuna yalnızca “hangi kanal daha çok trafik getirdi?” diye bakmak yeterli değildir. Asıl soru, kanalın kendisine verilen görevi ne kadar iyi yerine getirdiğidir.

Pazarlama çalışmalarınızda yapay zekâyı müşteri içgörüsü, içerik üretimi, kampanya hazırlığı ve analiz süreçlerinde daha verimli kullanmak istiyorsanız Yapay Zeka Çağında Kazandıran 13 Pazarlama Stratejisi webinarını inceleyebilirsiniz.

Küçük Bütçeyle Pazarlama: Mevcut Müşteri ve Referans

Pazarlamayı yalnızca yeni insanlara ulaşmak olarak gördüğünüzde en değerli kaynaklardan birini gözden kaçırabilirsiniz: sizi zaten tanıyan müşteriler.

Mevcut müşterilerden gelen geri bildirimler, başarı hikâyeleri, tekrar satın alma fırsatları ve referanslar yeni müşteri kazanım sisteminin önemli parçalarıdır. Çünkü burada güven ilişkisi sıfırdan başlamaz.

Küçük bütçeli bir işletme için ilk adım her zaman daha fazla reklam satın almak olmayabilir. Mevcut müşteri veri tabanını düzenlemek, eski müşterilerle yeniden temas kurmak, referans sistemini tanımlamak ve müşteri deneyimini iyileştirmek önemli bir alan açabilir.

Somut Bir Örnek: 12 Kişilik Bir Hizmet Şirketinde Pazarlama Bütçesinin Dağılımı

12 kişilik kurgusal bir B2B hizmet şirketi düşünelim. İşletmenin pazarlama bütçesini 100 birim kabul edelim. Aşağıdaki örnek bir sektör standardı veya bütçe önerisi değildir; bütçenin hedeflere göre nasıl ayrıştırılabileceğini göstermek için hazırlanmış temsili bir senaryodur.

Şirket yeni müşteri kazanmakta zorlanıyorsa bütçenin bir kısmını talep yaratmaya, bir kısmını SEO ve içerik gibi uzun vadeli varlıklara, bir kısmını landing page ve dönüşüm altyapısına, bir kısmını mevcut müşteri ve e-posta çalışmalarına, kalan kısmını ise test ve ölçüme ayırabilir.

Bir sonraki dönemde karar bütçeyi aynı şekilde tekrar etmek değildir. Hangi yatırımın nitelikli lead ve müşteriye dönüştüğü incelenir, sonuç vermeyen alan azaltılır, çalışan alan güçlendirilir.

Pazarlama bütçesinin gücü, ilk dağılımın kusursuz olmasından değil, ölçüm sonucunda tekrar tekrar iyileştirilebilmesinden gelir.

Pazarlamayı Ne Zaman ve Kime Devretmelisiniz?

İşletme büyüdükçe pazarlamanın yalnızca işletme sahibinin boş zamanlarında yürüttüğü bir faaliyet olarak kalması sürdürülebilir değildir.

Fakat delegasyon, “sosyal medyayı birine verelim” demek de değildir. Önce ideal müşteri, konumlandırma, hedefler, temel mesajlar, bütçe ve başarı göstergeleri netleştirilmelidir. Ardından rol içerideki bir pazarlama sorumlusuna, ekibe veya dışarıdaki uzmanlara devredilebilir.

İşletme sahibinin tamamen devretmemesi gereken taraf ise pazarlamanın stratejik yönüdür. İşletmenin hangi müşteriye hangi değeri sunduğu, yalnızca ajansın veya pazarlama çalışanının vereceği bir karar değildir.

Ajansla Çalışırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Ajans seçerken yalnızca yaratıcı örneklere veya takipçi sayılarına bakmak yeterli değildir. Ajansın işletme hedefinizi hangi pazarlama rakamlarına çevirdiğini anlamanız gerekir.

İlk görüşmelerde şu bağlantının kurulup kurulmadığına bakın: İş hedefiniz nedir, hangi müşteri segmentine ulaşılacak, hangi kanal kullanılacak, hangi aksiyon dönüşüm sayılacak ve sonuç hangi sıklıkla ölçülecek?

Ajans yalnızca yaptığı işleri raporluyorsa eksik bir tablo görüyorsunuz. “Kaç içerik ürettik?” ve “kaç reklam yayınladık?” faaliyet göstergeleridir. İşletme sahibinin görmesi gereken ise bu faaliyetlerin ne kadar nitelikli talep ve müşteri ürettiğidir.

Pazarlamaya Nereden Başlayabilirsiniz?

Pazarlamada daha fazla kanal açmadan önce mevcut sisteminizin fotoğrafını çıkarın.

Kime ulaşmak istediğinizi, müşterinin sizi neden tercih edeceğini, bugün hangi kanallardan lead geldiğini, bu leadlerin ne kadarının müşteriye dönüştüğünü ve bir müşteri kazanmanın size ne kadara mal olduğunu görün. Sonrasında hangi noktada iyileştirme yapmanız gerektiği çok daha net hâle gelir.

Yapay zekâ da bu noktada güçlü bir araç olabilir. Ancak yeni bir araç, net olmayan pazarlama sistemini kendi başına düzeltmez. Önce müşteriyi, mesajı, süreci ve ölçümü netleştirmeniz; ardından teknolojiyi bu sistemi hızlandırmak için kullanmanız gerekir.

Pazarlamanızda yapay zekânın nerede ve nasıl kullanılabileceğini keşfetmek için Yapay Zeka Çağında Kazandıran 13 Pazarlama Stratejisi webinarına göz atabilirsiniz.

Pazarlamanızı tek tek kampanyalardan çıkarıp ideal müşteri, değer önerisi, mesaj, lead üretimi, funnel ve ölçüm sistemiyle birlikte ele alarak, gelir üreten bir pazarlama makinesi kurmak için 12 Haftalık Marketing MasterCLASS programını inceleyebilirsiniz.

Paylaş:

Benzer Yazılar

0
0
Sepetiniz
Empty CartSepetiniz BoşMağazaya Dönün
Iyzico Güvenli Ödeme
 
ActionCOACH Garantisi