Kriz anlarında insanlar bilgiye değil, psikolojik oksijene ihtiyaç duyar.
Resmi okuruz, açıklamaları dinleriz ama asıl aradığımız şudur:
“Burada güvende miyim? Kontrol kimde? Ne yapmam gerekiyor?”
İşte bu yüzden kriz dönemlerinde kurulan her iletişim, yalnızca ne söylendiğiyle değil, nasıl söylendiğiyle ölçülür.
Doğru iletişim panik üretmez; ezberi bozar, ihtimali artırır ve güven alanı yaratır.
Peki bu nasıl olur?
İster müşterinizle, ister ekibinizle, ister ortaklarınızla konuşuyor olun…
Kriz ve panik anlarında, iletişiminizi test edebileceğiniz 5 net kriter var.
Kurucumuz ve topluluk mimarımız Ayşegül Coşkuner, Bloomberght’de yayınlanan İş’te Ezber Bozanlar programında İnci Sigorta genel müdürü Şebnem Korkut ve Kognitif Nörobilim ve Nöropsikoloji Uzmanı Neşe Merdinler ile ilham veren bir ezber bozma hikayesi ve ezber bozmanın zihinsel temellerini konuştular.
1. Karşı Tarafın Statüsünü Tehdit Ediyor musunuz?
İnsan beyni statüsünü korumak ister.
Kriz anında söylenen küçümseyici bir cümle, ima edilen bir yetersizlik ya da “ben bilirim” tonu, mesajın tamamını çöpe atar.
👉 Şu soruyu sorun:
Bu iletişim, karşımdaki kişinin değerini mi güçlendiriyor, yoksa zedeliyor mu?
Unutmayın:
Statüsü tehdit edilen insan dinlemez, savunmaya geçer.
2. Mesajınız Net mi, Yoksa Flu mu?
Beyin netlik ister.
Netlik yoksa tehdit algısı başlar.
“Kısa süre içinde”, “gerekli aksiyonlar alınacak”, “duruma göre bakacağız” gibi cümleler, kriz anında güven değil belirsizlik üretir.
👉 Krizde netlik şudur:
- Ne oluyor?
- Şu anda ne biliyoruz?
- Bir sonraki adım ne?
Net olmayan her mesaj, panik ihtimalini artırır.
3. Otonomiyi Tehdit Ediyor musunuz?
İnsanlar kontrol duygusunu kaybettiklerinde panikler.
“Bunu yapacaksın”, “Başka seçeneğin yok”, “Buna mecbursun” gibi ifadeler, karşı tarafın özgürlük alanını daraltır.
👉 Bunun yerine:
- Seçenek sunun
- Çerçeve çizin
- Katılım alanı açın
Otonomisi korunan insan, krizde bile sorumluluk alır.
4. Aidiyet Hissini Zedeliyor musunuz?
“Krizdeyiz” demek başka,
“Biz bu krizi birlikte yönetiyoruz” demek başka bir etkidir.
Dışlayıcı dil, suçlayıcı ton, “siz–biz” ayrımı; aidiyet hissini zayıflatır.
Aidiyet kaybolduğunda insanlar ya susar ya da kopar.
👉 Krizde en güçlü cümlelerden biri şudur:
“Bu sürecin içindeyiz ve birlikte ilerliyoruz.”
5. Adaletli mi Davranıyorsunuz?
Kriz dönemlerinde insanlar her şeyi affedebilir ama adaletsizliği unutmaz.
Aynı durumda olanlara farklı davranmak,bilgiyi seçici paylaşmak,yükü tek tarafa yıkmak…
Bunların her biri güveni kalıcı olarak zedeler.
👉 Adalet, krizde iletişimin son değil, en kritik filtresidir.
Sonuç: Krizde İletişim Bir Yetenek Değil, Bir Sistemdir
Kriz anlarında güçlü liderlik, yüksek sesle konuşmak değildir.
Doğru soruları sormak ve doğru çerçeveyi kurmaktır.
Bu 5 kriteri her iletişimde zihninizden geçirdiğinizde şunu fark edersiniz: Panik azalır, güven artar, insanlar tekrar düşünmeye başlar.
Çünkü kriz geçer.
Ama kriz anında kurduğunuz iletişim, işletmenizin hafızasında kalır.












