Bir kuruma yeni giren liderin ilk refleksi ne olur?
Hızlı karar almak mı?
İçgüdülerine güvenmek mi?
Yoksa rakamların içine gömülmek mi?
Çoğu yönetici bu soruyu bir tercih gibi görür:
Ya sezgi ya veri.
Oysa büyük organizasyonlarda gerçek başarı, bu ikisinin kavgasında değil… birlikte çalışmasında saklı.
33.000 kişilik yapılardan kamuya, özel sektörden holdinglere kadar birçok organizasyonda dönüşüm yöneten liderlerin ortak noktası şu:
👉 Karar alma sezgiyle başlar, veriyle netleşir, ekiple hayata geçer.
Bu yazıda tam olarak bunu konuşacağız.
*Bu yaklaşımı gerçeğe dönüştüren bir lider olan Tepe Kurumsal Çözümler İcra Kurulu Başkanı Murat Altıkardeşler’in ezber bozma hikayesi için kurucumuz Ayşegül Coşkuner’in programı İş’te Ezber Bozanlar’ın bölümümü izleyin.
Neden Büyük Şirketlerde Karar Almak Daha Zordur?
Startup’ta karar 10 dakikada alınır.
Kurumsalda bazen 10 hafta sürer.
Çünkü:
- Çok katmanlı yapı vardır
- Her fonksiyonun farklı önceliği vardır
- Direnç yüksektir
- Hatanın maliyeti büyüktür
Bu yüzden “hızlı karar” değil, “doğru karar” kritiktir.
Tam bu noktada yöneticiler iki uçtan birine savrulur:
❌ Sadece sezgi → riskli kumar
❌ Sadece veri → felç eden analiz
İkisi de tek başına çalışmaz.
1-Veriyle Yönetim: Karar Almanın Zemini
Türkiye’de özellikle son yıllarda en çok aranan kavramlardan biri: “veri odaklı karar alma”
Boşuna değil.
Çünkü veri şunları sağlar:
- Gerçeği gösterir (yorum değil, kanıt)
- Trendleri ortaya çıkarır
- Problemin kaynağını netleştirir
- Ekibi ikna etmeyi kolaylaştırır
Deneyimli liderlerin ilk yaptığı şey genelde şudur:
Önce mali tabloları okumak.
Hazır sunumlara bakmazlar. Rapor özetleriyle yetinmezler.
Bizzat:
- gelir tablosu
- nakit akışı
- kârlılık kırılımları
- geçmiş veriler
incelenir.
Çünkü:
Sonuçlar değil, sonuçları oluşturan çarpanlar yönetilir.
Eğer bir yönetici finansal okuryazarlığa sahip değilse, aslında direksiyonda değildir.
Finansal okuryazarlığınızı güçlendirin ve direksiyona geçin → Eğitimi Keşfedin
2-Peki Sezgi Nerede Devreye Girer?
Burada çoğu kişi yanılıyor.
Sezgi = hissetmek sanılıyor.
Oysa liderlikte sezgi:
Biriken deneyimin bilinçaltı analitiğidir.
Yani:
- Yüzlerce toplantı
- Binlerce insan gözlemi
- Sayısız kriz çözümü
- Tekrarlayan örüntüler
Bir süre sonra “içgüdü” gibi çalışmaya başlar.
Deneyimli bir lider bazen şunu der:
“Bu iş rakamda doğru görünüyor ama bir şey oturmuyor.”
İşte o “bir şey” sezgidir.
Ve çoğu zaman haklı çıkar.
Çünkü:
Veri geçmişi anlatır.Sezgi geleceği sezer.
3-Gerçek Formül: Veri + Sezgi + Ekip
Büyük organizasyonlarda tek başına doğru karar almak yetmez. Kararın uygulanması gerekir.
Uygulama ise tek bir şeye bağlı: İnsanların inanması.
Bu yüzden güçlü liderler:
- Sadece analiz yapmaz
- Sadece vizyon çizmez
- Ekibi sürece dahil eder
Nasıl?
- Her ekip üyesini dinleyerek
- Sahaya inerek
- “Ben bilirim” demeyerek
- Kararı birlikte olgunlaştırarak
Çünkü en tehlikeli cümle şudur:
“Ben demiştim.”
Eğer biri bunu diyorsa, süreçte dinlenmemiştir.
4-Büyük Kurumlarda Karar Alma İçin 5 Adımlı Çerçeve
1. Veriyi oku
Mali tabloları ve operasyonel metrikleri kendin incele.
2. Trendleri analiz et
Tek aya bakma, geçmişi karşılaştır.
3. Sahayı dinle
Rakamı üreten insanlarla konuş.
4. Sezgini test et
“Hissettiğin” şeyi veriyle doğrula.
5. Ekiple hizalan
İnanmayanla yola çıkma.
Bu beş adım olmadan dönüşüm olmuyor.
5-En Büyük Yanılgı: Karar = Cesaret Sanmak
Türkiye’de liderlik çoğu zaman “sertlik” ile karıştırılıyor.
Oysa büyük yapılarda:
- bağırmak değil
- hızlı karar almak değil
- korkutmak değil
Sakin kalmak kazanır.
Özellikle kriz anlarında:
Durun. Nefes alın. Bilgiyi teyit edin. Sonra konuşun.
Sonuç: Seçmek Zorunda Değilsiniz
Sezgi mi veri mi?
Yanlış soru.
Doğru soru şu:
Veriyi okuyacak kadar disiplinli, sezgini dinleyecek kadar deneyimli, ekibi dahil edecek kadar mütevazı mısınız?
Büyük organizasyonlar kahraman liderlerle değil, sistem kuran liderlerle büyür.
Karar alma bir yetenek değil.
Bir kas.
Ve her gün çalıştırılıyor.
Liderlik kasınızı güçlendirin ve ekibinizle gerçek bir sistem kurun → Eğitimi Keşfedin













